BU ASRIN TAHRİBATINA KARŞI TAMİRDE GÖREV ALMAK.

Mart 4th, 2010

İnsanlığın maddi açıdan “sıhhat ve sağlığa” bu kadar sarf ettiği emek ve masrafa mukabil, manevi tahribat açısından çok büyük bir dehşet saçan ve gün geçtikçe her taraf yayılma istidadı arz eden duruma çok dikkat etmek ve tedbir almak zorunluluğu vardır.

Bu sadece belli bir kesimin, milletin, ideolojinin değil bütün dinlerin ve tüm insanlığın ortak bir derdi ve baş belasıdır. Acilen de çözülmesi gerekmektedir. Çünkü Tahribatın çok çabuk büyüme; tedbir alınmadı takdirde de çok kolay yayılma istidadı vardır.

 Her konuda olduğu gibi bu konuda da yol gösterici ve kurtuluş reçetesi İnsanlık için de Müslümanlar için de yine Kur’anda, Sünnette ve elbette ki İslâmiyet’tedir. Başka bir çıkar yolu ve çıkış tüneli maalesef görülmüyor. Çünkü mevcutlar hep denenmiş ve iflâs etmiştir. Devamını oku… »

İKRAMLI SOHBETLER V EHİZMETE KATKILARI

Şubat 27th, 2010

İkram: Cenab-ı Hakkın “Kerem” sıfatının şehadet âleminde tecellilerindendir. İslâm ümmetinin de hayatının bir parçasına dönüştürdüğü güzel bir âdettir. İnsanoğlunun da hem ikram etmekten hem de ikama mazhar olmaktan büyük zevk aldığı bilinen bir gerçektir.

Bin yıldan beri İslâm’a bayraktarlık yapan bu toprakların civanmert, sehavetkâr mensupları olan aziz milletimizin ülkenin genlerine işleyen âdet ve gelenekleri vardır. Bu mübarek ülkede, insanımızın her türlü sosyal ve toplum olaylarında damarlarına işlemiş vazgeçilmez hasletleri ve gelenekleri vardır. Bu türlü gelenekler de insanlar arasındaki dostluğu, samimiyeti, muhabbeti, irtibatı kardeşliği daha da pekiştirici ver devam ettirici bir unsurlardır.  Devamını oku… »

41. YIL İÇİN HAZIRLANMIŞ ÖZEL YAZI. 17.02.10

Şubat 27th, 2010

Ben seninle aynı yaştayım Yeni Asyam.

 “Nur deryasından” ilham almaya birlikte, aynı yılda başladık sayılır.

Bu fakir daha önce “İttihat’la ” tanışmıştı. Arkasından sen yetiştin.

 İkimiz de genç ve körpe bir dimağ ve ruh haliyle hayata ve olaylara bakmaya başladık.

            Ben senden önceki yirmi yılı bu mutlu başlangıcın kefesine koymuyorum. Onları yok da sayamıyorum. Ama o yitik yıllarımın telâfi tarzına da sana borçluyum. Devamını oku… »

OKUNAN KİTAPLAR, OKUYAN İNSANLAR

Şubat 27th, 2010

“Okumak” ile başlayan ve devam eden bu fâni hayat, gerçek manada okumamanın, okuyamamanın, hakikati öğrenemem ve görememenin dehşeti ve cehaleti ile harap olup gidecek. İlâhî emir böyle bilindirdiğine göre takdire de öyle olacaktır.

            Ümmi peygamberin ümmeti bu olanlar, nübüvvet silsilesinin son halkası olan Hz. Muhammed’in getirdiği “Nur” ile kâinatı ve insanlığı ışıtıp ısıtan hakikatleri okuyarak, yazarak elde edip tarihe geçirdiler. Tarihi öyle yazdılar.

            Tahribatçılar da tarih boyunca bunun aksini iddia edip, karanlığa çalışmaya devam ettiler ve ediyorlar. Konuyu az da olsa açıp, biraz kavramak için; kısaca tarihçesine bir bakıp sonra asıl konumuza dönelim. Devamını oku… »

-23 DERECEDE KİTAP OKUMANIN FARKI VE ZEVKİ

Şubat 15th, 2010

KARS’IN TARİHÇESİ:

KARS İli M.S. 1000 yıllardan önceye kadar gidiyor. Başlangıçta bu şehri; Rus ve Ermeniler inşa etmişler. Yakın tarihe kadar ve hâlâ bu karakteristik özelliği görmek mümkün.  Bu tip şehir plânlamasının kendine has özelliği;  “kare görünüşlü” olması ve bütün yolların idari binaya, yani Roma tabiriyle “Agoraya” şehrin ana kalbi olan merkeze endeksli ve oraya çıkacak şekilde dizayn edilmiş olmasıdır. İlmi literatürde bu tür şehir plânına bu tür plânı yapan “Hippodamus”  adlı Romalı bir mimar olduğu için onun adına izafeten “Hippodamus”  deniliyor.  Şehrin birçok ev ve resmi dairelerinde hâlâ Rus taş yapısı hâkimdir. Taş yapı sanatının bütün örnekleri burada vardır. Devamını oku… »