Arşiv: Ağustos, 2009

RAHMETLE KUCAKLAŞMAK HİZMETLE HEMHAL OLMAK

Cuma, Ağustos 28th, 2009

      Mübarek Ramazan ayının bir haftasını geride bıraktık elhamdülillah. Semaya, arza, haneler, gönüllere, insanlığa büyük rahmet ve bereket yağıyor. Huzur ve saadetin bütün tonları ve frekansları bu anlarda mevcut. Mevcudat ve kâinat “cuşu huruşda!”   Bu fakir de Yayla havasında, Torosların eteklerinde Bu bir haftada iki farklı zıtlığı birlikte yaşıyorum. Mutluluk ve üzüntü. (more…)

AYLARIN SULTANINI KARŞILARKEN.

Cumartesi, Ağustos 22nd, 2009

Receple başlayıp, Şabanla devam eden manevi atmosferden bu gün itibariyle ayların sultanı Ramazan-ı Şerife bu yıl da mutlu ve bahtiyar bir şekilde kavuştuk sonsuz şükürler olsun rabbimize. Hepimize mübarek olsun. Gönül, kalp ve ruh dünyamıza intibahlar getirsin inşallah âmin.  Asrın sahibi, manevi mu’cizevi Kur’an tefsirinde her konuda olduğu gibi bu konuda da harika tespitler ve muhteşem hükümlerle bu mübarek ayın insanın şahsi ve cemiyet hayatında ne gibi tesir ve değişiklikler yaptığının etki alanı ve neticelerini gayet güzel bir şekilde ifade ediyor. Külliyatta Mektubatta geçen “Ramazan İktisat Şükür Risalesi” bunun en güzel örneği.Şualardaki şu tespiti ise muhataplarını bambaşka âlemlere götürüyor:

  “Dünyayı unutmak, Ramazan’ımızı âsude geçirmek düşünürken, hatıra gelmeyen ve bütün bütün tahammülün fevkinde bu dehşetli hadise hem benim, hem Risale-i Nur’un, hem sizin, hem Ramazan’ımız, hem uhuvvetimiz için ayn-ı inayet olduğunu ben müşahede ettim. Bana ait cihetinin ise çok faydalarından yalnız iki üçünü beyan ederim. Biri: Ramazanda çok şiddetli bir heyecan, bir ciddiyet, bir iltica, bir niyazla müthiş hastalığa galebe ederek çalıştırdı. İkincisi: Her birinize karşı bu sene de görüşmek ve yakınınızda bulunmak arzusu şiddetliydi. Yalnız birinizi görmek ve Isparta’ya gelmek için bu çektiğim zahmeti kabul ederdim”(Şualar SH:262) (more…)

NUR DAİRESİNİN ÖZLÜ BİR TARİFİ VE NUR TALEBESİNİN SORUMLULUK VE VASIFLARI

Cumartesi, Ağustos 22nd, 2009

Kendimle bir hasbihal ve öze dönük kısa bir tahlil ve muhakemeyi; istifade etmek isteyen dostlarla paylaşmak istedim.

Hayatın normal akışı içersinde her birimizi ciddi şekilde etkileyen, birçok malayani ve boş hadisenin karşısındaki duruşumuz ve sorumluluklarımızın hatırlanması gerekiyor. Hayatın gerçek gayesi, kulluk vazifemiz, dava şuurumuz esas meselemiz iken hadisatın tazyikiyle şahsi yaşantımızda maalesef sapmalar meydana geliyor. Bunun için zaman zaman da olsa “kendimizle esastan bir yüzleşme gerekiyor. Kudsi bir davaya mensup olmanın manevî sorumluluğunu hiçbir zaman unutmamız gerekiyor.  (more…)

NURUN İKİ FEDAKÂR KAHRAMANINI HAKKA UĞURLARKEN

Cumartesi, Ağustos 22nd, 2009

Son haftada iki değerli “Nur Kahramanını”  beka âlemine uğurladık.

İlkönce Balıkesir’in simgelenmiş isimlerinden Hasan Tunç ağabey hakka yürüdü.  Hakikaten sanki Tunçtan bir delikanlıydı. İlerlemiş yaşına rağmen hayat ve enerji doluydu.  En son yüzü yüze görüşmemiz 04- 05 Ocak 2009 tarihlerinde Balıkesirli dostların Balıkesir’e daveti üzerine orada kaldığımız üç gün içersinde olmuştu. Nükteleri, espirileri, ders dolu kıssa ve ifadeleriyle farklı bir gönül insanıydı.

Antalya’mızda uzun süre kalan oğlu Mustafa Aktunç’tan dolayı da ayrı bir yakınlığımız olmuştu. (more…)

BEDİÜZZAMANLA BÜTÜNLEŞEN ŞEHİR VE MEVLİD

Cumartesi, Ağustos 22nd, 2009

Bu haftaki yazımıza bir düzeltme ile başlayalım. Pazartesi günü Gazetemizde çıkan Van mevlidi ile ilgili haberimiz şu ifadelerle başlamıştı:

1967 Çoravanis Köyünde başlayan “Van Mevlidi” yürüyüşü uzun süren bir inkıtadan sonra 2008 geçen yıl Ağustosunda başlamıştı bu yılda kaldığı yerden farklı bir aşk ve şevkle devam ediyor elhamdülillah.”

Bu ifadelerin yanlış anlaşılabileceğini değerli bir yazar dostumuz telefonla anında ikaz etti. Şöyle diyordu: “Yazının başındaki ifadelerden, Van Mevlidi sanki 1967 de bir defa yapılmış. Ondan sonra da bir daha yapılmamış geçen yıl ve bu yıl yapılmış.”  Biz her ne kadar yazının detayında 1980 ihtilâlıyla Van ve Isparta Mevlidlerinin inkıtaya uğradığının söylesek de, bu dostumuz bir düzeltme ve tavzih gerektiğini ifade etti. Biz de haklı bularak bu düzeltmeyi yapıyor ve eksik anlaşılma olduysa siz dostlarımızdan özür diliyoruz. Bizi ikaz eden değerli dostunuza da teşekkür ediyoruz. (more…)