41. YIL İÇİN HAZIRLANMIŞ ÖZEL YAZI. 17.02.10

Ben seninle aynı yaştayım Yeni Asyam.

 “Nur deryasından” ilham almaya birlikte, aynı yılda başladık sayılır.

Bu fakir daha önce “İttihat’la ” tanışmıştı. Arkasından sen yetiştin.

 İkimiz de genç ve körpe bir dimağ ve ruh haliyle hayata ve olaylara bakmaya başladık.

            Ben senden önceki yirmi yılı bu mutlu başlangıcın kefesine koymuyorum. Onları yok da sayamıyorum. Ama o yitik yıllarımın telâfi tarzına da sana borçluyum.

Ben yavaş yavaş  “ihtiyarlığın” zirvelerine tırmanırken sen daha genç ve dinç olarak yoluna devam ediyorsun Yeni Asyam!

Birlikte bir misyon üstlendik. Hayatın çok çeşitli çarklarından geçtik. Az hırpalanmadık. Çilenin de “hizmet “ olduğunu bize öğreten asrın tabibiyle “kin, nefret, beddua, ümitsizlik ve karamsarlıktan” uzak olduk. 

            Anlamak, anlatmak kolay değil bu asırda bu ülkede sen de biliyorsun Yeni Asyam!

            Seninle “hak, hukuk, demokrasi, hürriyetler” adına çok mesai harcadık. Eğilmemeyi ve hep dik durmayı hem tatbik ettik hem de bazılarına öğrettik.

Bu davada beraber yürüdüğümüz “Kadrolarımızı” hep kendi mutfağımızda kendimiz yetiştirdik. Etrafa da az insan ve fikir malzemesi üretmedik. Bu işein yeterinden fazla hakkını verdik.

Haksızlıklar ve zulüm karşısında eğilmedik, kırılmadık, yamulmadık Yeni Asyam!

“Asya’nın bahtının miftahı, meşveret ve şuradır” düsturu ile sağlam adımlarla yolumuza devam ettik  ve devam ediyoruz inşallah.

Orantısız güç kullanımlarına karşı yılmadan, korkmadan direnmenin destanını yazdık birlikte.

Allah’ın rızasını en başa alarak: Bu vatana, bu toprağa, bu millete ithal değerleri değil kendi öz değerleriyle bütünleşmeyi hedefledik ve bunu da büyük ölçüde başardık elhamdülillâh.
Anadolu’nun en ücra köşesindeki okuyucusundan, İstanbul’daki en sorumlu makamdaki idarecisine kadar hep aynı kudsî değerleri yayma mücadelemiz artık dünyanın dört köşesine de yerleşiyor ve ses getiriyor. Rabbimize sonsuz şükürler olsun.

Basının yüz akı oldun Yeni Asyam!

Mazlumların avukatı.

Zalimlere karşı kalkan!

Haklıların gür sesi!

Zayıfların nefesi!

İnananların yüz akı ve destekçisi.

Ruhunda Kur’anın hikmetleri.

Yolunda peygamberin rehberliği.

Tarzında Bediüzzaman’ın prensipleri.

Aklında kimsesizlerin çığlıklarına çare.

Hedefinde kitlelerin ve varlık âlemlerinin kardeşliği.

Hakikatin gür sesi, mazlumların susmayan sesi. Haksızlığa maruz kalanların bitmeyen nefesi. 17.02 2010  NEJAT EREN

Comments are closed.